İdarece davacıya tebliğ edilen belgede yer alan usule göre hak arama yoluna başvuran davacının durumu hk.

Özet

Anayasa’nın 40. maddesindeki düzenleme ile son derece dağınık mevzuat karşısında idarelere, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirildiği ve bu durumun hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması ve idarenin denetlenmesi yönünden zorunlu olduğu, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi halinin ilgili kişilerin mağduriyetlerine yol açabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, işleme karşı başvuru yolunun ve süresinin yanlış bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi halinde kusurun başvuru sahiplerine yükletilemeyeceği açık olduğundan, dava konusu ihaleyi yapan idarece davacıya tebliğ edilen belgede yer alan usule göre hak arama yoluna başvuran davacının, itirazen şikayet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu işlemin ihaleye ilişkin olduğu ve ihalenin dava dışı bir başka şirket üzerinde bırakılarak, ihale konusu işin ifasının devam ettiği hususları göz önüne alındığında dava konusu işlemin yürütülmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkacağı da açıktır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.


danıştay kararları ihale-soru-cevap ihalesorucevap.com

Davacı C…t Albayrak vekili tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 29.07.2015 tarihli ve 2015/UH.IV-2126 sayılı kararında;

Olayda, davacı tarafından, 4734 sayılı Kanun ve İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in  yukarda belirtilen hükümleri gereği şikayete yol açan durumun farkına varıldığı tarihi (22.6.2015) izleyen on gün içerisinde doğrudan Kuruma başvuruda bulunması gerekmekte ise de ihaleyi yapan idare tarafından, davacıya EKAP üzerinden bildirilen kesinleşen ihale kararında, davacının l0 gün içinde idareye şikayet başvuruda bulunabileceğinin belirtildiği, davacının da kendisine gösterilen yolu takip ederek, belirtilen şekil ve sürede önce idareye şikayet başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun reddi üzerine de itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, davacının itiraz usulü olarak yanlış bir yol izlemesinin kendi hatasından değil, idarenin yanlış yönlendirmesinden kaynaklandığı görülmektedir.

Bu durumda, Anayasa'nın 40. maddesindeki düzenleme ile son derece dağınık mevzuat karşısında idarelere, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirildiği ve bu durumun hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması ve idarenin denetlenmesi yönünden zorunlu olduğu, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi halinin ilgili kişilerin mağduriyetlerine yol açabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, işleme karşı başvuru yolunun ve süresinin yanlış bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi halinde kusurun başvuru sahiplerine yükletilemeyeceği açık olduğundan, dava konusu ihaleyi yapan idarece davacıya tebliğ edilen belgede yer alan usule göre hak arama yoluna başvuran davacının, itirazen şikayet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu işlemin ihaleye ilişkin olduğu ve ihalenin dava dışı bir başka şirket üzerinde bırakılarak, ihale konusu işin ifasının devam ettiği hususları göz önüne alındığında dava konusu işlemin yürütülmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkacağı da açıktır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.


İhaleSoruCevap İstatistikler


Analiz

Makale

Sayaç

Karar

Soru Cevap