Ayıplı yapıldığı iddia edilen çatıyı imal eden yüklenicinin zarardan sorumlu olduğu hk.

Özet

Sözleşme ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 357/son maddesi hükümleri uyarınca, davalı-yüklenici iş sahibini uyardığını ve projelerin tesliminden itibaren 15 gün içinde idareye başvuruda bulunduğunu kanıtlayamamıştır. Bu nedenle yüklenici ayıplardan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulmalıdır. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; bilirkişi kurulundan rapor alınarak ayıbın ortaya çıktığı tarihten sonraki makul süredeki piyasa fiyatlarıyla ayıbın giderilme bedeli hesaplatmak ve yükleniciden tahsil kararı vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın tümüyle reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.


yargıtay mahkeme kararları ihale-soru-cevap ihalesorucevap.com

Yargıtay

15. Hukuk Dairesi

E. 2015/235

K. 2015/5957

KARAR : 

Dava, eser sözleşmesi kapsamında kaynaklanan zararın yüklenici ve idare elemanlarından tazmini istemiyle açılmış, mahkemece yüklenici yönünden hatalı projeden kaynaklandığı, idare elemanlarının da kusurlarının bulunmadığı, asliye ceza mahkemesinde verilen kararıyla saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı iş sahibi vekilinin davalı idare elemanlarına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Davacı iş sahibi vekilinin yükleniciye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davacı vekili, müvekkilinin iş sahibi olduğu B.. 500 kişilik öğrenci yurdu yapım işini 03.02.1998 tarihli sözleşme ile davalı şirketin üstlendiğini, işin tamamlanıp geçici kabulünün 27.01.2004 tarihinde yapıldığını, Y.. Bölge Müdürlüğü'nün 08.02.2006 tarihli yazısı ile çatılarda akıntı olduğunun iletilmesi üzerine yükleniciye 02.03.2006 tarihli yazı ile hatalı imalâtların listesinin bildirilmesine rağmen ayıpların giderilmediğini, bu kez yüklenicinin nam ve hesabına 11.12.2009 tarihli sözleşme ile dava dışı 3. kişiye KDV dahil 243.786,04 TL'ye yaptırdıklarını, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. Davalı yüklenici vekili ise, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ayrıca (5) yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirketin idare tarafından kendisine teslim edilen proje ve detaylara uygun imalât yaptığını, zarardan sözedebilmek için uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, davalı idare elemanları ise davanın reddine karar verilmesini istemişler, bir kısmı ise davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece dava konusu binalarda proje ve detay hatalarından kaynaklanan sorunlar olduğunu, bu hususun davalılar aleyhine açılan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/777 Esas ve 2012/1369 Karar sayılı kararı ile sabit olduğunu, bu hususun alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davalıların olayda kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen "eser" sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı şirket ise yüklenicidir. Taraflar arasında 03.02.1998 tarihinde öğrenci yurdu yapım işi konusunda sözleşme yapılmıştır. Sözleşmenin 295.350,00 TL birim fiyat bedelle imzalandığı, yine sözleşmenin 1. maddesinde sözleşme ekleri arasında (F) B.. İşleri Şartnamesinin de sayıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşme uyarınca, eserin teslim edildiği ve 27.12.2004 tarihinde geçici kabulün, 18.09.2006 tarihinde de kesin kabulünün yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu arada sözü edilen inşaatta çatı akıntıları nedeniyle hasar oluştuğu dosya kapsamıyla da anlaşılmaktadır. Davacı iş sahibi ayıp nedeniyle oluşan zararın giderilme bedelini istemekte, davalı yan ise, ayıpların projeden kaynaklandığını savunmaktadır. Bu nedenle bu konuyla ilgili düzenlemelere değinilmek zorunludur.

Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen "eser" sözleşmesi mevcut olup, işin uzmanı olan yüklenici eseri fen ve sanat kurallarına uygun yapıp teslim etmek yükümlülüğü altındadır. Yine BK'nın 357/son maddesinde de; "iş devam ettiği sırada, iş sahibinin verdiği malzemenin veya gösterdiği arsanın kusurlu olduğu anlaşılır yahut imalâtın noktası noktasına muntazaman icrasını tehlikeye koyacak diğer bir hal hadis olursa müteahhit, iş sahibini bundan derhal haberdar etmeye mecbur, aksi taktirde bunların neticelerini tahammül etmekle mükelleftir" düzenlemesi bulunmaktadır. Benzer düzenleme halen yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 472. maddesinin son fıkrasında da yer almaktadır.

Öte yandan; sözleşmenin eki sayılan B.. İşleri Şartnamesi'nin 9-13 maddelerinde düzenlemeler bulunmakta olup, yine şartnamenin 13. maddesinde kontrollerle ilgili düzenleme getirilmiştir. Şöyle ki; (3).; "Müteahhit, üstlenmiş olduğu işleri, sorumlu bir meslek adamı olarak teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapmayı kabul etmiş olduğundan kendisine verilen projeye ve/veya teknik belgelere göre işi yapmakla, bu projenin ve /veya teknik belgelerin iş yerinin gereklerine, teknik ve sanat kurallarına uygun olduğunu, ayrıca işin yapılacağı yeri, kurulacak her türlü malzemenin nitelik bakımından yeterliliğini incelemiş, kabul etmiş ve bu suretle işin teknik sorumluluğunu üstlenmiş sayılır. (4); "Bununla birlikte, müteahhit kendisine verilen projelerin ve/veya teknik belgelerin, teslim edilen işyerinin veya malzemenin veyahut talimatın, sözleşme ve eklerinde bulunan hükümlerine aykırı olduğunu veya teknik ve sanat kurallarına uymadığını ileri sürerse bu husustaki karşı görüşlerini teslim ediliş veya talimat alış tarihinden başlayarak onbeş gün içinde (nitelik ve özelliği bakımından incelenmesi uzun sürebilecek işlerde, müteahhidin isteği halinde bu süre idarece arttırılabilir.) hem kontrol teşkilatına, hem de idareye yazı ile bildirmek zorundadır. Bu süre aşılınca müteahhidin itiraz hakkı kalmaz. (5) Müteahhidin iddia ve itirazlarına rağmen, idare işi kendi istediği gibi yaptırdığı taktirde müteahhit, bu uygulamanın sonunda doğabilecek sorumluluktan kurtulur." denilmektedir.

Bu durumda sözleşme ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 357/son maddesi hükümleri uyarınca, davalı-yüklenici iş sahibini uyardığını ve projelerin tesliminden itibaren 15 gün içinde idareye başvuruda bulunduğunu kanıtlayamamıştır. Bu nedenle yüklenici ayıplardan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulmalıdır. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; bilirkişi kurulundan rapor alınarak ayıbın ortaya çıktığı tarihten sonraki makul süredeki piyasa fiyatlarıyla ayıbın giderilme bedeli hesaplatmak ve yükleniciden tahsil kararı vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın tümüyle reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı iş sahibinin idare elemanlarına yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı iş sahibi yararına BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Bakanlıktan harç alınmasına yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 


İhaleSoruCevap İstatistikler


Analiz

Makale

Sayaç

Karar

Soru Cevap