Şirketlerde hakimiyet sözleşmesi kapsamında devralma işleminin tescil ve ilan yükümlülüğü bulunmakta mıdır? (Mahkeme Kararı)

Yayın Tarih: 25.07.2022 07:07
Özet

Yukarıda açıklandığı üzere söz konusu devralma işleminin tescil ve ilan yükümlülüğünün anılan pilot ortak üzerinde ( Türkiye'deki Hakim şirket Olan Z...er A.Ş.) olduğuna ilişkin açık bir düzenlemenin olmadığının ilgili Kurum görüşleriyle de açık olduğundan, tescil ve ilan yükümlülüğünün usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğinden bahisle itirazen şikayet başvurusunun reddine yönelik tesis olunan dava konusu Kurul Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.


kararlar ihale soru cevap ihalesorucevap.com

T.C. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Raylı Sistem Daire Başkanlığı, Avrupa Yakası Raylı Sistem Müdürlüğü tarafından yapılan 2021/391124 ihale kayıt numaralı “İtü – İstinye Füniküler Hattı İnşaat, Elektromekanik ve Araç Alım İşi” ihalesine ilişkin olarak, Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. – Ziver Petrol A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 29.12.2021 tarihli ve 2021/UY.II-2399 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. – Ziver Petrol A.Ş. İş Ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 10.İdare Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve E:2022/195 sayılı kararında “Dava dosyasının incelenmesinden; davacı iş ortaklığının belli istekliler arasında ihale usulü ile gerçekleştirilen ” İTÜ – İstinye Füniküler Hattı İnşaat, Elektromekanik ve Araç Alım İşi ” ihalesine istekli olarak katıldığı, 11.08.2021 tarihinde ön yeterlik başvurularının alındığı, 22 adayın başvurusu üzerine idare tarafından yapılan değerlendirme sonucunda düzenlenen 13.09.2021 tarihli Ön Yeterlik Değerlendirme Sonucu Tutanağında, başvuruda bulunan 16 adayın yeterli bulunduğu, davacı iş ortaklığının başvurusunun ise ” pilot ortak Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. tarafından iş deneyim belgesi kapsamında yurt dışında faaliyet gösteren Klimovsk Stroysnabtek Limited Company adlı ortağına ait iş deneyim belgesi ile söz konusu şirkette hakim ortak olunduğuna dair ortaklık tespit belgesi sunulduğu, ortaklık tespit belgesinde bahsi geçen şirkette %100 ortaklık oranına sahip olunduğunun belirtildiği; ancak Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş.ne ait Ticaret Sicil Gazeteleri ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi internet sitesi üzerinden yapılan inceleme neticesinde; Klimovsk Stroysnabtek Limited Company’nin %100 payının edinildiğine dair herhangi bir tescilin ilan edilmediği, dolayısıyla Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 48/A maddesi ile Kamu İhale Kurulunun 2021/UY.II-1381 sayılı kararı uyarınca bildirim, tescil ve ilan yükümlülerinin usulüne uygun biçimde yapılmadığı tespit edildiğinden yeterli değildir” gerekçesiyle yeterli görülmediği, bunun üzerine davacı iş ortaklığının 16.09.2021 tarihinde şikayet başvurusunun ihaleyi gerçekleştiren idarenin 24.09.2021 tarihli işlemi ile, 01.10.2021 tarih ve 45427 sayı ile davalı idare kayıtlarına alınan 01.10.2021 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunun ise, Kamu İhale Kurulu’nun 29/12/2021 tarih ve 2021/UY.II-2399 sayılı kararı ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, söz konusu ihalede, davacı Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. – Ziver Petrol A.Ş. İş Ortaklığı’nın pilot ortağı olan Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. tarafından ön yeterlik başvuru dosyasında iş deneyimi tevsik etmek amacıyla 5858B41E EKAP kayıt numaralı, Klimovsk Stroysnabtek Ltd. Şti. adına düzenlenmiş, ”Tayshet-Tulun Demiryolları Hattının Oblepiha-Kamşet İstasyonları Arasındaki Kısmının Altyapı/Üstyapı, Enerji Temini, Kontrol ve Sinyalizasyon İşleri Projesi” işine ait iş deneyim belgesinin sunulduğu, anılan belgenin yurtdışında gerçekleştirilen bir işe (Rusya Federasyonu ) ait olduğu ve EKAP kaydının yapıldığı, söz konusu belge ekinde hâkim ortak-bağlı ortak ilişkisini tevsik etmek üzere meslek mensubu onaylı ortaklık durumunu gösterir KİK Standart formu ( KİK.031.4/Y ) esas alınarak düzenlenmiş 06.08.2021 tarihli ortaklık tespit belgesinin sunulduğu, söz konusu belgenin ”İş Deneyim Belgesi Kullanılacak Tüzel Kişiye İlişkin Bilgiler” başlıklı kısmının ”Tüzel Kişinin Adı ve Soyadı/Ticaret Unvanı” bölümünde; Klimovsk Stroysnabtek Limited Company, ”Tüzel Kişinin Ortakları ve Ortaklık Oranları” bölümünde Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. %100 ve ”Pay Sahipliğine Dayanan Hakim Ortaklık Durumunun Tescil Tarihi” bölümünde 06.05.2019 bilgisinin yer aldığı, ”Hakim Ortağa İlişkin Hakların Donması veya Hakimiyetin Hukuka Aykırı Biçimde Kullanılması Durumlarının Ortaya Çıkıp Çıkmadığı” bölümünde ”Yoktur/Çıkmamaktadır” , ”Şirketler Topluluğu İlişkisine İlişkin Bildirim, Tescil ve İlan Yükümlülüklerinin Usulüne Uygun Biçimde Yapılıp Yapılmadığı ” bölümünde ise ”usulüne uygun yapılmıştır” ifadesinin yer aldığı, anılan iş deneyim belge ekinde Moskova Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen, 24.02.2020 tarihli ”Üye sicil, faaliyet ve statü değişikliği belgesi” sunulduğu, söz konusu belgenin içeriğinde ”02.10.2019 tarihinde odamızın kayıtlarına geçip tescil edildiği şekliyle “ *Klimovsk Stroysnabtek Limited Şirketi aktif ve pasifleriyle %100 hisse oranıyla şirkete iştirak eden yabancı ortak Ziver İnşaat Taahhüt Madencilik Turizm Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ne devrolunmuştur. *24.02.2020 tarihi itibariyle şirketin ortaklık yapısı ve hisse dağılımı aşağıda gösterildiği gibidir. Ziver İnşaat Taahhüt Madencilik Turizm Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi – %100” ibarelerine yer verildiği, diğer taraftan dosya kapsamında Moskova Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen, 03.10.2019 tarihli ” Üye sicil, tescil ve ilan belgesi”nin sunulduğu, söz konusu belgede ”02.10.2019 tarihi itibariyle şirketin ortaklık yapısı ve hisse dağılımı aşağıdaki gibidir: Ziver İnşaat Taahhüt Madencilik Turizm Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi – %100 ve söz konusu devir 03.10.2019 tarihinde Moskova Federal Vergi dairesince resmen tescil ve ilan edilerek yasallık kazanmıştır. 03.10.2019 tarihinde de odamız sicil kayıtlarında da ilan edilmiştir.” bilgilerine yer verildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi internet sitesinde yapılan inceleme neticesinde de, Ziver İnşaat Taahhüt Madencilik Turizm Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından Klimovsk Stroysnabtek Limited Şirketinin %100 payının edinildiğine dair bir tescilin ilan edilmediği görülmektedir

Davacı iş ortaklığı tarafından itirazen şikâyet dilekçesinde özetle ; ”Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş.nin Klimovsk Stroysnabtek Limited Company’nin % 100 hissesini edinmesiyle birlikte 02.10.2019 tarih 2019/26 sayılı Yönetim Kurulu kararı aldığı, bu kararı Ankara Ticaret Odasına başvurarak yayımlatmak istediği, ancak Ankara Ticaret Odası tarafından şifahi olarak bu tescil ve ilanın ilgili ülkenin mevzuatına uygun yapılması gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine standart formla birlikte Moskova Ticaret ve Sanayi Odasından alınan belgelerin sunulduğu, Ankara Ticaret Odasının verdiği 28.07.2021 tarihli E-23581 sayılı cevabi yazıda da bu tescil ve ilanın ilgili ülkenin mevzuatına uygun yapılması gerektiğinin belirtildiği, Standart Form-KİK031.4/Y belgenin 4 ve 5’inci dipnotunda da zaten belgenin ticaret sicil müdürlüklerince düzenlenmesi ve bu konularda tespit yapılamaması durumunda meslek mensubundan bilgi belge istenileceğinin belirtildiği, bu durumda Türkiye’de tescil ve ilan zorunlu olsaydı bunun tespitinin ticaret sicil müdürlüklerince yapılmasının mümkün olabileceği ancak tescil ve ilan yurtdışında yapıldığından dolayı ticaret sicil müdürlüklerinin meslek mensubundan bilgi belge istenileceğinin ifade edildiği, ayrıca hakim şirket ve hakim teşebbüs kavramlarının birbirine karıştırıldığı, Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş.nin hakim teşebbüs değil, hakim şirket olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 198’inci maddesinde düzenlenen bildirim, tescil ve ilan yükümlüğünün hakim teşebbüs için getirildiği, Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. için Türkiye’de tescil ve ilan zorunluluğunun bulunmadığı ” ileri sürülmesi karşısında; dava konusu Kurul Kararında özetle ; ”… Konuyla ilgili olarak yukarıda yer verilen Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığı görüş yazılarında, her ne kadar iddiaya konu hukuki durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilmesinin gerekli olmadığı yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüş olsa da Türk Ticaret Kanunu’nun yukarıda aktarılan hükümleri gereğince hakim şirket ile yavru şirket arasındaki pay çoğunluğuna dayalı hakimiyet ilişkisinin tescil ve ilanına engel bir hükmün bulunmadığı, aksine bu hususun tescilinin mümkün olduğunun tarafımızca yapılan incelemelerde ulaşılan örnek ticaret sicili tescil kayıtlarından da anlaşıldığı, zira yukarıda yer verilen örneklerde de yavru şirketin yurtdışında, hakim şirketin ise Türkiye’de kaim olduğu bazı hakimiyet sözleşmelerinin konusunun pay çoğunluğuna dayalı hakimiyeti içerdiği ve Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünce tescil ve ilan edildiği, yine yukarıda aktarılan hukuki mütalaa yazısında yer verilen ”Ticaret Kanununun hazırlık sürecinde topluluğa ilişkin hükümlerin hakim ve bağlı şirketlerden birinin yurtdışında olması halinde de uygulanacağına dair bir hükmün öngörülmesine ilişkin öneri dikkate alınarak bu düzenlemenin yasaya girdiği, ancak hükmün bağlı şirketin merkezinin yurtdışında olması hali dikkate alınmaksızın kaleme alındığı” yönündeki değerlendirmenin de yukarıdaki tespitleri teyit ettiği, bu durumda kamu ihale mevzuatının ve Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde belge sahibi ile belgeyi kullanan aday veya istekli arasındaki hukuki ilişkinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 195’inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu niteliğinde olması ve bu hukuki ilişkinin ilan veya davet tarihinden geriye doğru en az 1 yıldır kurulu bulunması ve tescil edilmesi; hakların donması veya hakimiyetin hukuka aykırı biçimde kullanılması durumlarının ortaya çıkmamış olması; bildirim, tescil ve ilan yükümlülüklerinin usulüne uygun biçimde yapılmış olması şartları uyarınca tescil ve ilanının mümkün ve gerekli olduğu, dolayısıyla Türk Ticaret Kanun’unda ve ihale mevzuatında açıkça yer verilen tescil ve ilan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle anılan isteklinin teklifinin bu gerekçeyle değerlendirme dışı bırakılması işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ” denilmek suretiyle davacı iş ortaklığının itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verildiği, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 27/12/2021 tarihli esas inceleme raporunda ise özetle ; ”mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilebilecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, davacı iş ortaklığının pilot ortağı tarafından sunulan iş deneyim belgesi ve ortaklık tespit belgesi ekinde sunulmuş olan yurtdışında yapılan tescile ilişkin belgeler değerlendirilerek ihalenin sonuçlandırılması ve bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle düzeltici işlem belirlenmesi yönünde görüş belirtilmiştir.

Kamu ihale mevzuatının yukarıda aktarılan hükümlerinde de yine bildirim, tescil ve ilan yükümlülüklerinin usulüne uygun biçimde yapılmış olması ve bu hususları tevsik eden ” Standart Form-KİK031.4/Y- Kanun Kapsamındaki İdarelere Taahhüt Edilenler Dışında Yurt Dışında Gerçekleştirilen İşler İçin Düzenlenen Belgeler Kullanılmasına İlişkin Ortaklık Tespit Belgesi ” nin teklif kapsamında sunulması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.

Kamu İhale Kurulu tarafından, konunun açıklığa kavuşturulması için 12.11.2021 tarihli ve 19602 ve 19601 sayılı yazılar ile; İç Ticaret Genel Müdürlüğüne ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığına ” … Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir şirketin, şirketler topluluğu ilişkisi içerisinde yurtdışında ilgili ülke mevzuatına göre kurulmuş yabancı bir şirkete ait payları edinmesi halinde, bu durumu tevsik eden bilgilerin, Türkiye’de ticaret siciline tescil ve ilanının mümkün olup olmadığı ve bu bağlamda; Türk hukuku açısından pay edinimi yoluyla şirketler topluluğu ilişkisinin kurulmasında bildirim yükümlülüğünün hakim şirkete mi yoksa bağlı şirkete mi ait olacağı, -şirketler topluluğu ilişkisi içerisinde, yukarıda aktarılan durumun Türkiye’de ticaret siciline tescil ve ilanının mümkün olmadığının tarafınızca değerlendirilmesi halinde, şirketler topluluğu ilişkisinin yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri çerçevesinde kurulup kurulmadığının ne şekilde tevsik edilmesinin uygun olacağı ” hususunda görüş sorulduğu, cevaben gönderilen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığı’nın bila tarih 34221550-730.10 sayılı yazısında ” … 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ülkemizde faaliyet gösteren bir ticaret şirketinin, yurtdışında faaliyet gösteren bir şirketin paylarına sahip olması durumunun ticaret siciline tescil ve ilanı düzenlemesinin bulunmamakta olduğu, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin Şirketler Topluluğu başlıklı Beşinci Bölümünün Hâkimiyet sözleşmesi ve tescil başlıklı 106’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında ” Bu sözleşme nedeniyle talimat verme yetkisini haiz olan tarafın yerleşim yerinin veya merkezinin yurtdışında bulunması ve sözleşmenin yurtdışında düzenlenmiş olması veya yabancı hukuka tabi olması durumunda da, sözleşmenin talimat alan ortaklığın merkezinin bulunduğu müdürlükte tescili gerekir.” hükmü ile hâkim şirketin yurtdışında bulunması durumunda ülkemizde yerleşik yavru şirketin sözleşmesel olan bu durumu tescil yükümlülüğü getirilmiş olduğu, Ayrıca, pay edinimine ilişkin tevsik edici belgelerin payın devralındığı ülke mevzuatı çerçevesinde Kurumunuza sunulması gerektiği ” nin ifade edildiği yine cevaben gönderilen İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün bila tarih ve E-50035491-431.04-00069719268 sayılı yazısında da ” … Anılan mevzuat hükümlerinde, 198 inci madde çerçevesinde yerine getirilmesi gereken tescil ve ilanın payları iktisap eden şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicili müdürlüğü nezdinde yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, bahse konu iktisabın Ziver İnşaat Taahhüt Madencilik Turizm Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin kayıtlı bulunduğu Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından tescil edilmesinin uygun olmayacağı, Ziver İnşaat Taahhüt Madencilik Turizm Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin Klimovsk Stroysnabtek Limited Şirketi nezdindeki pay sahipliği durumunun ise ilgili ülke mevzuatı çerçevesinde yerine getirilen işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumunuza sunulması suretiyle tevsik edilebileceği değerlendirilmektedir. ” denildiği, sonrasında Kurul tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, hakim şirketin yurt içinde, yavru şirketin de yurt dışında kaim olduğu söz konusu durumlarda, birtakım ilan ve tescil örneklerine rastlanıldığı, ihtiyari olarak tescil ve ilan yapılabilmesinin önünde yasal bir engel bulunup bulunmadığı hususuyla ilgili olarak anılan Kurumlardan ek gerekçeli görüş istenildiği, bu kapsamda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığı’nın 16.12.2021 tarih ve 11306 sayılı yazısında ; ” 1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 195’inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki “Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünün tereddüte yer bırakmayacak kadar açık olduğu, hükmün yerleşim yeri bağlamında hâkim ve bağlı şirketler açısından şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanması bakımından bir ayrımın gözetmediği, 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ” Bildirim, tescil ve ilan yükümlülükleri ” başlıklı 198’inci maddesinin birinci fıkrasında ” … teşebbüs, durumu söz konusu işlemlerin tamamlanmasını izleyen on gün içinde, sermaye şirketine ve bu Kanun ile diğer kanunlarda gösterilen yetkili makamlara bildirir…” hükmü ve son cümlesinde de ” Bildirimler yazılı şekilde yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan olunur. ” hükümleri yer almaktadır. Bu yönüyle Kanun koyucu, düzenleme ile (1) bildirim, (2) tescil ve ilan olmak üzere iki yükümlülüğü hükme bağlamıştır. Maddenin genel gerekçesinde, ” Bildirim yükümlülükleri, katılma ilişkilerinin, özellikle karşılıklı katılmaların açıklanması, bu yolla kamunun aydınlatılması, sermaye piyasasında şeffaflığın sağlanması ve sorumluluk hükümlerinin uygulanması yönünden ağırlık kazanır.” açıklamaları ile birinci fıkranın gerekçesinde ” Bildirim adresleri katılınan şirket, SPK, BDDK, RK ve Hazine gibi özel kurumlar ve hükûmet kuruluşlarıdır. Bildirimi alan kurum ve kuruluş, kendi kanununa göre işlem yapar.” açıklamalarına yer verilmektedir. Bu açıklamalar ışığında teşebbüsün ( hâkim şirketin ) bildirim yükümlülüğünün ( bağlı ) sermaye şirketi ve TTK ile diğer kanunlarda gösterilen kurum ve kuruluşlara karşı bulunduğu, 3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 24’üncü maddesinin ikinci fıkrasında ” Ticaret sicili, Bakanlığın gözetim ve denetiminde ticaret sicili müdürlükleri ve şubeleri tarafından tutulur.” hükmü yer almaktadır. Malumları olduğu üzere, Türk Ticaret Kanunu’nda tescile tabi hususlar tadadi olarak sayılmıştır. Bu kapsamda kural olarak Türk Ticaret Kanunu’nda tescile tabi olduğu hüküm altına alınmış vakalar tescil edilmektedir. Nitekim ticaret sicili müdürü anılan Kanunun 32’nci maddesinin birinci fıkrası gereğince tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Bu yönüyle Türk Ticaret Kanunu’nun 29’uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılacak isteme ilişkin ihtiyari tescil yapılması mümkün olmayacağı”, İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün bila tarih ve 00070162443 sayılı yazısında da ”Bilindiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 195 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “ … b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir.” hükmüne yer verilmiştir. Hakimiyet sözleşmesi ise Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Hâkimiyet sözleşmesi, aralarında doğrudan veya dolaylı iştirak ilişkisi bulunmayan, bulunsa bile bu ilişkiden bağımsız ve soyutlanmış bir şekilde taraflardan birinin, sermaye şirketi olan diğerinin yönetim organına hiçbir şarta bağlı olmadan talimat verme yetkisini içeren sözleşmedir. ” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrası gereğince, hâkimiyet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bağlı şirketin genel kurulunca onaylanması ve sicile tescil ettirilmesi şarttır. İlgi (a)’da kayıtlı yazınızla görüş talep edilen konu ve somut örnek hakkında, söz konusu ilişkinin dayanağını teşkil eden 6102 sayılı Kanunun pay iktisabına dayanan şirketler topluluğu hükümleri nazarında değerlendirme yapılarak ilgi (b)’de kayıtlı yazımızla gerekli açıklamalarda bulunulmuştur. İlgi (c)’de kayıtlı yazınızda belirtilen örneklerin ise taraflar arasında imzalanmış bir hakimiyet sözleşmesi çerçevesinde oluşan şirketler topluluğu ilişkisi olduğu görülmüş olup, konunun yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde ele alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir ” şeklinde görüş verilmiştir.

Bu durumda, her ne kadar dava konusu kurul kararında, ” kamu ihale mevzuatının ve Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde belge sahibi ile belgeyi kullanan aday veya istekli arasındaki hukuki ilişkinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 195’inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu niteliğinde olması ve bu hukuki ilişkinin ilan veya davet tarihinden geriye doğru en az 1 yıldır kurulu bulunması ve tescil edilmesi; hakların donması veya hakimiyetin hukuka aykırı biçimde kullanılması durumlarının ortaya çıkmamış olması; bildirim, tescil ve ilan yükümlülüklerinin usulüne uygun biçimde yapılmış olması şartları uyarınca tescil ve ilanının mümkün ve gerekli olduğu, dolayısıyla Türk Ticaret Kanun’unda ve ihale mevzuatında açıkça yer verilen tescil ve ilan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle anılan isteklinin teklifinin bu gerekçeyle değerlendirme dışı bırakılması işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı ” tespitine yer verilerek itirazen şikayet başvurusunun reddedildiği görülmekte ise de; davacı iş ortaklığının pilot ortağı olan Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. tarafından, Moskova Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı Klimovsk Stroysnabtek Limited Şirketinin % 100 hissesinin edinilmesi işleminin tescil ve ilanının yapılması için Ankara Ticaret Odası’na başvurulduğu, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 28/07/2021 tarihli ve 23581 sayılı işlemiyle ; ” tescil ve ilana tabi hususların 6102 sayılı TTK ve ilgili mevzuatta açık bir şekilde düzenlendiği, devralma işleminin Türk Ticaret Kanunu’na göre tescil ve ilana tabi olmayıp, söz konusu hususun tescilin/ilanın ilgili ülke mevzuatınca değerlendirilmesi gerekmektedir. ” cevabının verildiği, diğer yandan davalı idarece konu ile ilgili olarak yukarıda belirtilen Kurumlara sorulan görüş yazıları üzerine verilen cevabi bilgi ve belgelerde de, ” davacı iş ortaklığının pilot ortağı olan Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş. tarafından, Moskova Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı Klimovsk Stroysnabtek Limited Şirketinin % 100 hissesinin edinilmesine ilişkin tescil ve ilan yükümlülüğünün, hakim şirketin (Ziver) kayıtlı olduğu Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunulmadığı, TTK’da tescile tabi hususların tadadi olarak sayıldığı, ihtiyari tescil yapılmasının mümkün olmadığının” belirtildiği, davacı iş ortaklığı tarafından sunulan 06/08/2021 tarihli ortaklık belgesinin 5 nolu dipnotunda, ” Belgenin Ticaret sicil müdürlükleri tarafından düzenlenmesi ve bu konuda tespit yapılamaması durumunda bu kısım için meslek mensubu tarafından düzenlenmiş ek bilgi veya beyan sunulacaktır. ” düzenlemesinin bulunduğu, davacı iş ortaklığınca, ilgili forma ilişkin gerekli beyanlarda bulunulduğu ve belgelerin sunulduğu, bu yönüyle ihaleyi gerçekleştiren idarece iş deneyim belgesi ile ortaklık tespit belgesi ekinde sunulan yurtdışında yapılan tescile ilişkin belgeleri incelerek karara varabileceği görülmekte olup; davacı iş ortaklığının pilot ortağı olan Ziver İnşaat Taah. Mad. Tur. Paz. San. Tic. A.Ş.’nin Klimovsk Stroysnabtek Limited Şirketinin % 100 hissesinin edinilmesi işleminin tescil ve ilanına ilişkin olarak iyiniyetli şekilde girişimde bulunduğu; ancak isteminin Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce reddedildiği, yukarıda açıklandığı üzere söz konusu devralma işleminin tescil ve ilan yükümlülüğünün anılan pilot ortak üzerinde ( Türkiye’deki Hakim şirket Olan Ziver A.Ş.) olduğuna ilişkin açık bir düzenlemenin olmadığının ilgili Kurum görüşleriyle de açık olduğundan, tescil ve ilan yükümlülüğünün usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğinden bahisle itirazen şikayet başvurusunun reddine yönelik tesis olunan dava konusu Kurul Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

Üst Konuları: Hakim Ortaklık

Benzer Yazılar


İhaleSoruCevap İstatistikler


Analiz

Makale

Sayaç

Karar

Soru Cevap